İngiltere’de kalıcı oturum planı yapan herkesin son bir yıldır aklını kurcalayan tek bir soru var: acele etmeli miyim, beklemeli miyim. Manşetler “on yıl” diye bağırınca insanların paniğe kapılması da anlaşılır bir şey.

Bu yazı o paniği biraz yatıştırmak ve soruyu somut hale getirmek için yazıldı.

Önce Netleştirelim: Henüz Hiçbir Şey Değişmedi

Bugün itibarıyla mevcut kurallar yürürlükte. Beş yıllık yollar beş yıl olarak işliyor, on yıllık yollar on yıl olarak.

Earned settlement modeli 20 Kasım 2025’te bir danışma dokümanıyla gündeme geldi. Danışma süreci 12 Şubat 2026’da yüz binin üzerinde yanıtla kapandı, ki bu katılım rakamı başlı başına konunun ne kadar geniş bir kitleyi ilgilendirdiğini gösteriyor. Hükümet devam etme niyetini açıkladı, ancak danışma sonucu yayımlanmadı ve Parlamento’ya herhangi bir Immigration Rules taslağı sunulmadı.

Bir hukuk bülteninin ifadesi bu belirsizliği güzel özetliyor:

“Danışma Şubat 2026’da kapandı ve hükümet devam etme niyetinde olduğunu belirtti, sonbahar 2026 olası bir hedef olarak anıldı, ancak henüz hiçbir kural sunulmuş değil.”

İlk beklenen tarih Nisan 2026’ydı, sonra ek parlamento denetimi gerekçesiyle sonbahara kaydı. Bu erteleme, aslında elimizdeki en değerli bilgi. Çünkü bir pencere açık kaldı demek.

Danışma süreci boyunca gelen itirazların önemli bir kısmı, kuralların halihazırda ülkede olan kişilere uygulanmasıyla ilgiliydi. Parlamento komitesinin raporu da benzer kaygıları dile getirdi ve hükümete yanıt vermesi için süre tanındı. Danışma süreci kapandıktan sonra yaşanan bu gecikmeler, takvimin hâlâ oynak olduğunu gösteriyor.

Teklif Ne Getiriyor

10 yıl kuralı manşetlerin kaynağı ve en çok yanlış anlaşılan kısım. Öneri, standart nitelikli süreyi beş yıldan on yıla çıkarmak, ardından kişinin katkısına göre bu süreyi kısaltmak ya da uzatmak üzerine kurulu.

Teklif edilen zorunlu unsurlar kabaca şöyle: suç kaydı ve göçmenlik ihlali bulunmaması, devlete ödenmemiş vergi ya da NHS borcu olmaması, B2 İngilizce şartı ve Life in the UK testi, belirli bir süre boyunca asgari kazanç eşiğinin üzerinde gelir, ve elbette yasal kesintisiz ikamet.

Sonra puanlama devreye giriyor. Bazı faktörler on yıllık tabanı kısaltıyor, bazıları uzatıyor. Yani 10 yıl kuralı aslında sabit bir süre değil, hareketli bir başlangıç noktası olarak tasarlanmış durumda.

Burada gözden kaçan ama çok önemli bir ayrıntı var. Teklif hayata geçerse, on yıllık uzun ikamet rotası ayrı bir yol olarak ortadan kalkıyor. Yani şu anda o rotayı hedefleyenler için tablo tamamen değişiyor.

Earned settlement reformu ve 10 yıl kuralına göre kalıcı oturum başvuru takvimini planlayan kişi.

En Kritik Soru: Halihazırda Ülkede Olanları Kapsıyor mu

Danışma metni bu konuda oldukça açıktı. Değişikliklerin, bugün ülkede bulunan ve henüz kalıcı oturum almamış herkese uygulanması öneriliyor.

Geçiş hükümleri konusunda ise karar verilmiş değil. Yani beş yıllık yolun ortasında olan biri için ne olacağı şu an belirsiz. Bazı uzmanlar geçiş hükümleri geleceğini düşünüyor, bazıları temkinli.

Zaten mesele tam olarak burada düğümleniyor. Belirsizlik, kararı zorlaştıran şeyin kendisi.

Peki Erken Başvurmalı mı

Erken ILR başvurusu herkes için doğru cevap değil. Ama bazı profiller için gerçekten anlamlı.

Şu durumdaysanız aciliyet var demektir:

  • Nitelikli sürenizi zaten tamamladınız ya da birkaç ay içinde tamamlayacaksınız. Bu grupta beklemenin makul bir gerekçesi yok.
  • On yıllık uzun ikamet rotası üzerinden ilerliyorsunuz ve süreyi yakında dolduruyorsunuz. Bu rota teklifte tamamen kaldırılıyor.

Buna karşılık, süreyi doldurmanıza iki üç yıl varsa erken başvuru diye bir seçenek zaten yok. Yapılabilecek tek şey hazırlık, ki bu da küçümsenecek bir şey değil.

Erken ILR başvurusu öncesinde başvuru formu ve belgeleri birlikte inceleyen danışan ve uzman.

Bekleyenler İçin Pratik Hazırlık

Kontrol edemediğiniz bir takvimi beklerken, kontrol edebildiğiniz şeylere odaklanmak mantıklı.

Seyahat kayıtlarınızı tutun. Aşırı yurt dışı çıkışı, hangi sistem gelirse gelsin sorun çıkaracak bir başlık. Her on iki aylık dönemi ayrı ayrı hesaplayın, takvim yılı mantığıyla değil.

Dil belgelerinizi güncel tutun. Life in the UK testi sertifikasının süresi dolmuyor, o yüzden erken almak saf kazanç. B2 İngilizce şartı ise hem mevcut bazı rotalarda hem de gelecekteki modelde karşınıza çıkacak. Zaten 26 Mart 2027’den itibaren birçok yerleşme başvurusunda seviye B1’den B2’ye çıkıyor, bu kısım teklif değil, kesinleşmiş durum.

Vergi ve borç tarafını temizleyin. Ödenmemiş bir NHS faturası ya da HMRC borcu, bugünkü kurallarda sorun çıkarmasa bile teklif edilen modelde doğrudan dışlayıcı sayılıyor.

Küçük göçmenlik ihlallerinden uzak durun. Kısa süreli düzensiz kalmalar, çalışma izni sınırlarının aşılması gibi konular sonradan pahalıya patlıyor.

Hazırlığı Somutlaştırmak

Soyut tavsiyeler işe yaramıyor, o yüzden biraz daha net olalım. Bugünkü kalıcı oturum şartları kapsamında bir dosyanın ihtiyaç duyduğu şeyler aşağı yukarı belli.

Pasaport giriş çıkış damgaları ve uçuş kayıtları, beş yıla yayılmış bir tabloyu ortaya koyabilmeli. Aşırı yurt dışı çıkışı iddiasıyla karşılaşan kişilerin çoğu aslında sınırın içindeydi, sadece bunu kanıtlayamadılar.

Maaş bordroları, vergi beyanları ve istihdam yazıları birbirini doğrulamalı. İşveren değiştiyse aradaki boşlukların açıklanabilir olması gerekiyor.

Test sertifikaları, başvuru anında geçerli olmalı. Bu basit görünen madde, son dakika başvurularında en sık patlayan yer.

Bir de şu var: kalıcı oturum şartları her yıl biraz daha ağırlaşıyor. Beklemenin görünmeyen bir maliyeti de bu. Bugün karşılanabilen bir eşik, iki yıl sonra karşılanamayabiliyor.

Kalıcı oturum şartları kapsamında gelir eşiği, vergi ve NHS borcu gibi mali yükümlülükleri değerlendiren kişi.

Zamanlama Hatası Yapmanın Maliyeti

Şunu açık söylemek gerekir: erken ILR başvurusu yapabilecekken beklemek, geri alınamayan bir karar olabilir.

Danışma sonucu yayımlandığında ve kurallar sunulduğunda, hazırlık için verilen süre genelde kısa oluyor. Life in the UK testine randevu bulmak, dil sınavına girmek, belge toplamak haftalar alıyor. Kurallar değiştikten sonra “ben aslında hazırdım” demenin bir karşılığı yok. Erken ILR başvurusu seçeneği olan birinin bu pencereyi kaçırması, sonradan telafisi olmayan bir tercih haline gelebiliyor.

Diğer yandan aceleyle, eksik belgeyle yapılan bir başvuru da kaybedilen bir ücret ve gecikmiş bir takvim demek. Kalıcı oturum şartları bugünkü haliyle bile ciddi bir dosya hazırlığı istiyor.

Denge şurada: hazırsanız bekleme, hazır değilseniz acele etme.

Kimin İçin Sonuç Değişmiyor

Bir grup için bu tartışma hiç geçerli değil. Halihazırda kalıcı oturumu olanlar, EU Settlement Scheme kapsamında settled statüsü bulunanlar ve Windrush düzenlemeleri kapsamındakiler için mevcut statü etkilenmiyor.

Bu kişilerin tek gündemi vatandaşlık takvimi olabilir, yerleşme değil.

Son Söz

Reform bir gölge gibi masanın üstünde duruyor ama henüz yağmur yağmıyor. Mevcut sistem çalışıyor ve bugün başvuru yapabilecek durumda olan biri için en güvenli hamle, bugünün kurallarıyla hareket etmek.

Ergül Çeliksoy ekibinin bu dönemde en sık söylediği şey de bu zaten: takvimi hesaplayın, belgeleri hazırlayın, haber bekleyerek vakit kaybetmeyin. Erken ILR başvurusu yapılabilecek bir dosyayı bekletmenin bugün rasyonel bir gerekçesi görünmüyor.

Kurallar değiştiğinde bu yazı da eskiyecek. O yüzden karar vermeden önce güncel durumu GOV.UK üzerinden kontrol etmekte ve kendi takviminize özel bir değerlendirme almakta fayda var.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bilgiler Eylül 2026 itibarıyla derlenmiştir.

5/5 - (145 Oy)